Hakkımızda

6 bin yıldır, zeytin halden hale girdi, önce zeytinyağına, zeytinyağından da sabuna dönüştü, bu dönüş kimi zaman Evliya Çelebinin seyahatnamesinde anlattığı gibi sabuncuların piri Cemşit efendinin gözyaşında, kimi zaman bir sabun ustasının dilindeki’’sabun alın pak olun’’tekerlemesinde gerçekleşti .Aşıklar, sevdiğine aşkını, sevgisini, ümitlerini sabun hediye ederek ifade etmeye çalıştı,gelin hamamlarında davetlilere sabun hediye edildi, sultanların haremde güzellik sırrı oldu…
Binyılların sabun yapım bilgi ve tecrübelerini derledik, tamamen el yapımı doğal sabunlarımızla, suya sabuna dokunduk…

1975 yılında İstanbul’da doğdum.1998 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim dalından derece ile mezun oldum.

Prof.Dr.Önder Bilgi başkanlığındaki Samsun-Bafra-İkiztepe kazılarında çalışmalarda bulundum.

1999-2015 yılları arasında Şişecam Paşabahçe Mağazaların’da, Mağaza Müdürlüğü ve Butik bölümünde, Anadolu Medeniyetleri Koleksiyonu ve Osmanlı Koleksiyonları için ürün geliştirme önerilerinde bulundum.

2015 yılından beri eşimle birlikte gönül bağım olan Çanakkale-Geyikli’de yaşamaya başladık, burada tarih,kültür,doğa güzellikleri arasında olmak yaşam enerjimi artırdı, ancak, üretmeye alışık olan kişilerin erken bir emekli hayatı yaşaması kolay olmasa gerek ki,Bozcaada Yeni İskele Yolu üzerinde butik bir zeytinyağı fabrikası kurduk., Zeytine ve zeytinyağına olan ilgimiz,sabun tasarımı konusunda çalışmalara başlamamıza kadar ulaştı.

Sabun, tarihler boyunca ritüellere konu olan,arınma ve temizlenme sembolü olan bir madde olduğu için,mesleki bilgilerimi mitolojiyi ve mitolojiye konu olan bitkiler konusundaki araştırmalarımı ,tutkum olan Troya ile birleştirerek ürünler geliştirmek istedim.

Üniversitede öğrenciliğim sırasında,hocalarımızla Troya’nın hakettiği yerde olmadığını konuşur,birgün mutlaka hakettiği yere geleceği konusundaki inancımızı paylaşırdık.

Opet’in Tarihe Saygı Projesi kapsamında konu aldığı Tevfikiye köyü’nün  Arkeoköy’e dönüştürülmesi ile Troya hakettiği yere ulaşmış oldu. Hayata geçirmiş olduğunuz bu müthiş proje içerisinde yeralabilmek bizi hem onurlandıracak hem de katkıda bulunabilecek olmanın heyecanını yaşatacaktır.